Anasayfa / Kişisel Gelişim / YETİŞKİN ÇOCUKLAR

YETİŞKİN ÇOCUKLAR

Yetişkin Çocuk Ne Anlama Gelir ?

Bedensel olarak gelişmiş fakat duygusal ve heyecansal bakımdan henüz 4-5 yaşındaki bir çocuğun olgunluğunu taşıyan kişiye denir. Yani biyolojik yaşı ile psikolojik olgunluğu paralel gelişmemiştir. Beden gelişmeye devam ederken çocuğun içindeki büyüdüğü gelişme ortamının özelliklerinden dolayı psikolojik gelişme olmuştur.

Yetişkin Çocukluk Nasıl Ortaya Çıkar ?

Yetişkin çocukluk ailede anne baba ya da diğer büyüklerin yetiştirilme tarzlarından oluşur. Anne babalar çocuklarının yetişkin çocuk olarak büyüyeceklerini bilemezler bunun farkında değildirler. Ailesinde yetişkin çocuk olarak büyüyen çocuk ileride kendisi de yetişkin çocuk olan biriyle evlenip bu yapısını sürdürecektir. Bilinçlenmedikçe de bunun farkına varmayacaktır.

Birinin Yetişkin Çocuk Olduğunu Nasıl Anlarız?

Yetişkin çocuğun içinde kendisinin de bilemediği doldurulamayacak bir boşluk vardır. Bu boşluk kişinin davranışlarında kendini belirtir. Kişi mutsuzdur ve mutsuzluğunun kaynağını dışarıda bir nesne olay ya da kişide bulur. Mutsuzluğun kaynağı düzelse de mutsuzluk ortadan kalkmaz. Çünkü yetişkin çocuktaki mutsuzluk bireyin içinde vardır.

Yetişkin Çocuk Olup Olmamayı Daha Doğrusu Kişinin Kendini Tanıyıp Tanımamasına Yönelik Sorular?

– Yeni bir şey yapmayı düşündüğünüz zaman bir gerginlik duyar ve kaygılanır mısınız? Niçin?

– Kendinizi sürekli başkalarını memnun etmeye çalışan biri olarak görüyor musunuz?

– Kendinizi isyankar biri olarak görür müsünüz?

– Kendinizde bir eksiklik, bir tuhaflık olduğunuzu kalbinizin gizli köşesinde hisseder misiniz? Kendinizi anormal görür müsünüz?

– Değerli değersiz herşeyi biriktirir misiniz?

– Kendinizi katı ve mükemmeliyetçi olarak görür müsünüz?

– Gönlünüzden geçen hayalleriniz var mı?

– İnsanlara güvenir misiniz?

– Yalnız kalmaktan hoşlanır mısınız?

– Genellikle başkalarının sizden beklentilerini mi yaparsınız?

– Başkalarını dinlerken onların ne söylediğine mi yoksa söylenilen sözlerin arkasında ki niyete mi bakarsınız?

– Anne babanızı kendinize yakın hisseder misiniz?

– Sevgi ve acıma duygularını birbirinden kolaylıkla ayırtedebilir misiniz?

– Hata yapanı – kendiniz de olsanız – küçük görür ve ona onur kırıcı sözler söyler misiniz?

– Grup içinde olduğunuz zaman gruptakilerin çoğunluğu yönünde fikirlerinizi değiştirir misiniz?

Ego sınırları

Sağlıklı (gelişmiş) insan kendi özüyle olan kişi dış dünya ile ilişkisinden daha yakındır.

Kalıplaşmış insan dış dünya ile toplum ve başkalarının beklentileri ile olan ilişkisi kendi özüyle olan ilişkisinden daha baskındır.

İç Çocuk – İç ana baba

Dış dünyayı, toplumu, kültürü genellikle ana baba temsil eder. Çocuk büyürken ana baba onun sosyalleşmesinin türünü ve derecesini, yeni deyimiyle sosyalleşmenin niteliğini ve niceliğini önemli ölçüde etkiler. Çocuk içinde yaşadığı toplumun değerlerini, beklentilerini, doğru ve yanlışı ana babasından öğrenir.

Zamanla ana baba toplumla kültürle, sosyal yaşamla ilgili beklentileri temsil eden simgeler haline dönüşür. Çocuk ana babasını içerikleştirerek içinde taşımaya başlar. İç ana baba çocuğun yaşamının sürekli bir parçası olur ve toplum kurallarının bekçiliğini yapmaya başlar.

Çocuk toplum kurallarına uymayan bir şey yaptığı zaman iç ana baba onu suçlu hissettirir. Bu nedenle çocuğun iç ana babasıyla ilişkisinin kuvvetli ya da zayıf olmasından söz edebiliriz.

Çocuğun doğuştan geliştirmeye başladığı kendine özgü bir psikolojik yaşamı vardır. Psikolojik yaşamın farklılık ve karmaşıklığında çocuk kendi özelliğini,tekliğini ve emsalsizliğini bulur. Bu öze İÇ ÇOCUK denir. Eğer ana baba çocuğun özünü besler, geliştirir ve yardımcı olursa iç çocuk sağlıklı gelişir. İç ana baba ve iç çocuk birbirleriyle iletişim halindedirler.

Eğer çocuk sağlıklı bir gelişim ortamında büyümüşse iç çocuk ile iç ana baba arasındaki iletişim karşılıklı saygıya ve sevgiye dayanır. Her iki taraf birbirini dinler ve birbirlerinin isteklerini ciddiye alarak, önemseyerek bir denge kurmaya çalışır. İç çocuk sağlıklı bir gelişim ortamında büyümemişse, iç çocuk ve iç ana baba arasında iletişim karşılıklı saygı ve sevgiye dayanmaz. Denge ya iç ana baba lehine ya da iç çocuk lehine bozuktur.

iÇ ana baba iç çocuğu tam baskısı altına almış ve iç çocuğu tamamıyla sindirmişse onu hemen hemen yok sayar. Ya da iç çocuk iç ana babanın denetiminden tamamıyla çıkmıştır ve iç ana babayı yok sayar. Her iki durumda sağlıksız bir psikolojik yaşama işaret eder.

Sağlıklı olarak gelişmiş insanın bilinci hem iç çocukla hem de iç ana babayla tümüyle ilişki halindedir. Bu bilinç çerçevesinde iç çocuk ve iç ana baba sürekli iletişim kurallar. Bu iletişim neşelidir, oyuncudur, gerçekçidir güvene ve koşulsuz sevgiye dayanır. Böyle insanın yüzüne baktığında hemen psikolojik sağlığını görürsünüz.

Işıl ışıl gözleri doğal olarak güler. Bol enerjisi vardır. Hayatta herşeyden zevk alır. Kimseyi yargılamaz. Şikayet etmez. Yaşamında ortaya çıkan zorlukları karamsarlık kaynağı yapmaz, aksine bu zorlukları yenmesini öğrenerek daha güçlü bir insan olacağını düşünür.

Kalıplaşmış insanın bilinci pek gelişmemiştir ve çoğu kere ya iç çocuğu ya da iç ana babayı baskın olarak birinci plana çıkarır ya da gerilere ite. Bu gelişmemiş bilinç düzeyinde iç ana baba ve iç çocuk sağlıksız bir iletişim ve ilişki içindedirler.

İç çocuğun gelişimi duran kişi bedenen büyümeye devam eder ancak psikolojik olarak özellikle duygusal yönden gelişemez.

Tipik Yetişkin Çocuk Davranışları

Neşesiz – küskün insan : Küskünlük, neşesizlik hiçbir şeyden zevk almama tipik yetişkin çocuk davranışıdır.

Asık suratlı – kızgın insan : Bazı yetişkin çocuklar herşeye kızmaya hazırdır. Sağlıklı bir insanın normal konuşacağı bir konuyu onlar kızarlar. Hemen öfkelenirler.

Gergin insan : Sürekli gergin, kaygılı ve tedirgindir. En basit görünen yemek hazırlaması, komşuyu ziyaret etmeye gitmek gibi günlük doğal olaylar bile ona gerginlik ve kaygı verir.

Saldırgan insan : Yetişkin çocuğun en belirgin özelliklerinden biri saldırgan olmasıdır. Bir anlaşmazlığı sözle, konuşarak, tartışarak, diyalog yoluyla değil saldırganlıkla çözmeye çalışır. Bu saldırı söz ve hareketlerine yansır.

Pısırık insan : Saldırgan tipin zıddıdır. Haklı olsa dahi ne sözleriyle ne de davranışlarıyla hakkını savunabilir. Sürekli alttan alır amacı başkalarını memnun etmektir. Kendisinin ne istediği pek önemli değildir.

Yobaz, bağnaz insan : Belirli düşünce ya da inanç sistemine körü körüne bağlanan ve bunun dışında hiçbir düşünceyi dinlemeyen kişidir.

​  Tutkunluğu olan insan : Tutkunluğu iki kategoriye ayırabiliriz :

​ Dış nesnesi olan

-​ Dış nesnesi olmayan tutkunluk

-​ Sigara, içki gibi tutkunluğu olanlar dış nesnesi olan tutkunluk.

-​ Belirli düşüncelere, davranışlara olan tutkunluk mesela mükemmeliyetçilik yani durum ve koşullar ne olursa olsun bu insanlar muhtemel bir sonuç almayı beklerler. Başkalarını denetlemek için geliştirilen güç tutkunluğu gibi.

Temel Özellikler

İç çocuk, duygusaldır. İç ana baba mantıksaldır. İç çocuk duygularıyla tepkiye yönelirken, iç ana baba zihniyle tepkiye yönelir.

Örnek : – Bilgisayarınız var mı?

– Hayır yok.

– Almak istemez miydiniz?

– İsterdim (iç çocuk) Ama … (iç ana baba)

* İç çocuk bireycidir sadece kendini düşünür. Hayalcidir. İç ana baba bu hayalleri gerçekçi bir zemin üzerinde değerlendirir.

* İç çocuk deneyimsizdir. İç ana baba deneyimlidir. İç çocuk saftır, oyuncudur, şakacıdır, zevklidir, heyecanlıdır.

* İç çocuk sürece yöneliktir. İç ana baba sonuca.

Aile Sistemi

Sistem : Bir işlevi gerçekleştirmek için bir araya getirilmiş olan parçaların oluşturduğu bütündür. Aile de bir sistem içerisindedir. Her ailede ya açıktan açığa konuşulabilen ya da açıkça konuşulamayan ona herkesin uyması gereken kurallar vardır. Aile ne kadar sağlıksız ise kurallar o kadar gizlidir, örtüktür ve bilinç altına itilmiştir. Bu kuralları kimse tartışamaz. Sağlıksız ailenin gizli kurallarından biri de mükemmeliyetçiliktir. Bir diğeri kendiliğinden yapılan davranışı bastırmadır. Bir diğeri de suçlamadır. Bir diğeri de beş temel özgürlüğün inkarıdır. Bu beş temel özgürlük ( algılama, düşüncelerini ifade edebilme, bir şeyi isteme ya da red etme, kendi özünü gerçekleştirme).

Bir diğer kural konuşmak yasak kuralıdır. Aile üyelerinin birbirlerine güvenmemeleri (Algılama, gelen duygusal verileri organize ederek anlamlaştırma süreci)

Aile Sistemlerinin Gereksinimleri

Ailede anne, baba, kardeş, abi, abla gibi roller vardır. Bu roller için ;

– Rollerin katı ya da esnek oluşu,

– Ailede kimin hangi rolü nasıl oynadığı.

* Ailenin gereksinimleri

– Anne babaya gereksinim vardır. Eğer anne baba bu gereksinimleri karşılayamıyorsa yetişkin çocuklardan birisi bu rolü üstlenir.

– Değerli olma gereksinimi.

– Güven duyma, yakınlık ve dayanışma gereksinimi.

– Sorumluluk, mücadeleyi öğrenme, mutlu olma, kendini gerçekleştirme ve manevi yaşam gereksinimi.

( Yetişkin çocuğun bağımsız ve sorumlu insana tahammülü yoktur.)

Utanca Boğan Aile

Çocuk koşullu sevgi ile büyümüş ve kalıplanmışsa duygusal bakımdan gelişemez içindeki çocuk utanca boğulur. İç çocuğu duygusal bakımdan büyümeyen insana Yetişkin Çocuk denir. Beden yetişkinin bedeni ama duygusal bakımdan hala gelişememiş hala çocuktur.

Çocukluk binanın hem temeli hem de tüm çatısını oluşturur. İnsanın çocukluğu sağlıklı ise ve geliştiren bir aile içinde koşulsuz sevgi içinde büyümüşse yaşamın en zor koşulları altında bile akıl sağlığını korur ve mutlu olabilir. Eğer çocukluğunda koşullu sevgi ile büyümüş ve utanca boğulmuşsa ileride en iyi koşullar da bile mutlu olamayacaktır. İç çocuğu boğulmuş insan yeni bir şey yapmayı düşündüğü zaman büyük kaygı duyar.

Sürekli başkalarını memnun etmeye çalışır ama kendinin ne istediğini pek önemsemez. İçten içe kendinde bir eziklik hisseder, sürekli yetersizlik duygusuna kapılır ve mükemmeliyetçidir. Yaşamını bomboş görür, genellikle karamsar ve çöküntü içindedir kendi de dahil hiç kimseye güvenmez.

İç çocuğu utanca boğulan yalnız kalmaktan nefret eder yalnız kalmamak için elinden geleni yapar. Her zaman başkalarının beklediklerinin yapar kendi sorunlarına çare bulmaktan daha çok başkalarının sorunlarını çözmeye yönelir, hiç kimsenin yüzüne doğrudan hayır diyemez kimseye kendini yakın hissetme, utanca boğulma derecesine kadar çoksa bu duygular o kadar şiddetlidir.

Utancın üç temel kaynağı vardır :

1- İnsan utanca boğulmuş büyükleri çocuk kendinde model olarak alır. Taklit eder. Mahcubiyet utanç değildir, farklıdırlar. Mahcubiyet kişinin kendi yeteneklerinin sınırlarını bilmesidir.

2- Terk edilme, (psikolojik)

3- Utanç dolu anılar. Çocuklar önem verdikleri kişinin en acı veren davranışlarını unutmazlar.

Hakkında onur

İlginizi Çekebilir

HAYATIN DEĞERİ NEDİR?

Adam,  hayatın değerini soran oğluna bir taş verir ve bunu markete götürüp satmasını söyler. Fiyatını …

Bir Cevap Yazın

Close